part Türkçesi Nedir? part Türkçede Ne Demek?
part Türkçede aşağıdaki anlamlara sahiptir;
- f. kısımlara ayırmak, taksim etmek; ayırmak, bölme ile ayırmak; bölmek; ayrılmak; parçalanmak, taksim olunmak; ayrılıp gitmek, uzaklaşmak. part company birbirinden ayrılmak, ilişkisini kesmek. part from -den ayrılmak. part with bırakmak. Let us part friends Dost olarak ayrılalım Dost kalalım.
- i., z. parça, kısım, cüz; birbirine eşit olan kısımlardan her biri; uzuv; mat. fasıl; hisse, pay; rol; görev; müz. fasıl, parti, belirli bir salgı veya sese mahsus kısım; semt, taraf; saçların ayrıldığı yer; z. kısmen .part and parcel esas kısım. part müsic müz. birkaç ses veya çalgı için yazılmış parça. part owner hissedar. part singing birkaç sesle şarkı söyleme. part writing müz. kontrpuan. parts of speech sözbölükleri. aliquot part mat. tam bölen. a person of part kabiliyetli kimse, çok cepheli adam. component parts bir bütünü meydana getiren kısımlar. for my part bana kalırsa, benim fikrimce, bence. foreign parts dış ülkeler, yabancı memleketler. for the most part çoğunlukla, ekseriya, esas itibariyle. in part kısmen; bazı hususlarda. in good part tatlılıkla, gönül hoşluğuyle. in parts parça parça, kısım kısım. on the part of tarafından. play a part bir rolü oynamak. spare parts yedek parçalar. take part in katılmak, iştirak etmek. take the part of birinden yana çıkmak, bir kimsenin tarafını tutmak; rolünü almak. the greater part çoğunluk, ekseriyet. the outer part dış kısımlar. the privy parts edep yerleri.
- kıs. participle, particular.
Anlam:
Kısım, bölüm, parça, parça (bir bütünün parçası).
Tür Bilgisi:
İsim (noun); Ayrıca fiil olarak "ayrılmak, ayrılmak" anlamında kullanılabilir.
Cümle Kullanım Örnekleri:
1. İsim - Kısım / Bölüm
o This chapter is the most exciting part of the book.
o The engine is the most important part of the car.
2. İsim - Parça
o I need a spare part for my bicycle.
o She gave me a part of her sandwich.
3. Fiil - Ayrılmak / Ayrılmak
o They decided to part after a long discussion.
o We parted at the station with tears in our eyes.
|