Türkçe Kelimenin İngilizce Karşılığı Nedir, İngilizce Türkçe Sözlük, Online Sözlük, İngilizce Kelime Anlamları, Bedava İngilizce Sözlük, Ücretsiz ingilizce Sözlük, ingilizce Sözlüğü
İngilizce Türkçe Sözlükte Ara:
* Aramak istediğiniz kelimeyi yazıp dil seçimini seçtikten sonra kelimenin anlamını öğrenebilirsiniz.


Kelime Anlamı 

ortak İngilizcesi Nedir? ortak İngilizcede Ne Demek?

ortak kelimesinin ingilizce karşılığı ve anlamı nedir? İngilizcede ortak ne anlama gelir ve cümle içinde kullanım örnekleri aşağıdaki şekildedir;

  • associate. partner. accomplice. hold in common. shared. fellow wife (in a polygamous household. associated. collective. companion. conjoint. consociate. copartner. fellow partner. interested partner. joint partner. kiss- and-tell. law partner. mutual. par.
  • collective. common. communal. concerted. corporate. joint. mutual. partner. unanimous. universal. associate. shared. accomplice. in common. any wife in a polygamus household.
  • common. collective. joint. conjunct. consociate. fellow. identic. mutual. sympathetic. partner. associate. shareholder. collaborator. consociate. cooperator. copartner. dormant partner. mate. pard. party. privy. sidekick.

Anlam:
1. (isim) ortak - *partner, associate, shareholder, co-owner*
2. (sıfat) ortak - *common, joint, mutual, shared*
3. (isim) ortak - *companion, mate*

Tür Bilgisi:
İsim ve sıfat olarak kullanılır.

Kullanım Örnekleri:

1. İsim - Ortak (iş ortağı)
İngilizce: *She became a partner in the law firm after five years.*
Türkçe: *Beş yıl sonra hukuk bürosunda ortak oldu.*

2. İsim - Ortak (hissedar)
İngilizce: *All shareholders must approve the merger.*
Türkçe: *Tüm ortaklar birleşmeyi onaylamak zorunda.*

3. Sıfat - Ortak (ortak kullanım)
İngilizce: *They signed a joint agreement for the shared project.*
Türkçe: *Ortak proje için müşterek bir anlaşma imzaladılar.*

4. Sıfat - Ortak (ortak çıkar)
İngilizce: *Mutual interests brought the two companies together.*
Türkçe: *Ortak çıkarlar iki şirketi bir araya getirdi.*

5. İsim - Ortak (arkadaş, yoldaş)
İngilizce: *He has been my companion on every expedition.*
Türkçe: *Her keşif gezisinde yoldaşım oldu.*

Diğer Karşılıklar:
*partner, associate, co-owner, shareholder, joint, mutual, common, companion*

Rastgele Türkçe Kelimeler