Türkçe Kelimenin İngilizce Karşılığı Nedir, İngilizce Türkçe Sözlük, Online Sözlük, İngilizce Kelime Anlamları, Bedava İngilizce Sözlük, Ücretsiz ingilizce Sözlük, ingilizce Sözlüğü
İngilizce Türkçe Sözlükte Ara:
* Aramak istediğiniz kelimeyi yazıp dil seçimini seçtikten sonra kelimenin anlamını öğrenebilirsiniz.


Kelime Anlamı 

oblique Türkçesi Nedir? oblique Türkçede Ne Demek?

oblique Türkçede aşağıdaki anlamlara sahiptir;

  • (s.), (f.) meyilli, eğik, eğilmiş, eğri; dolaylı, ima yollu; (anat.) eğik (kas); (f.) meyletmek, sapmak; (ask.) eğik bir yönde gitmek. oblique angle (geom.) dik olmayan açı. oblique case (gram.) ismin hitap halinden ve yalın halinden başka herhangi bir hali. oblique triangle içinde dik açı bulunmayan üçgen. obliquity (i.) meyil, eğilim; doğru yoldan çıkma, sapma. obliquely (z.) meylederek. obliqueness (i.) eğrilik.

Anlam:
Eğik, yatay veya dikey olmayan; dolaylı, ima yoluyla anlatılan.

Tür Bilgisi:
- Sıfat (adjective): En yaygın kullanımı sıfattır.
- İsim (noun): Anatomi ve matematikte özel anlamları vardır.
- Fiil (verb): Nadiren kullanılır, genellikle teknik bağlamlarda "eğikleştirmek, eğmek" anlamında.

Cümle Kullanım Örnekleri:

1. Sıfat - Eğik / Eğimli
The architect designed the building with oblique windows that allow more sunlight to enter.
(Mimar, daha fazla güneş ışığı girmesini sağlayan eğik pencerelerle binayı tasarladı.)

2. Sıfat - Dolaylı / İma Yoluyla
She made an oblique reference to the scandal without mentioning any names.
(Kimseyi belirtmeden skandala dolaylı bir şekilde değindi.)

3. İsim - Eğik Kas (Anatomi)
The doctor examined the patient's oblique abdominal muscles after the sports injury.
(Doktor, spor yaralanmasından sonra hastanın eğik karın kaslarını inceledi.)

4. Sıfat - Matematik/Geometri
In the diagram, the oblique line intersects the horizontal axis at a 45-degree angle.
(Diyagramda eğik çizgi yatay ekseni 45 derecelik bir açıyla kesiyor.)

5. Fiil - Eğmek / Eğikleştirmek (Nadir)
The carpenter had to oblique the edges of the wooden panel to fit it into the frame.
(Marangoz, paneli çerçeveye sığdırmak için kenarlarını eğikleştirmek zorunda kaldı.)

Rastgele İngilizce Kelimeler