nerve Türkçesi Nedir? nerve Türkçede Ne Demek?
nerve Türkçede aşağıdaki anlamlara sahiptir;
- i. sinir, asap; kuvvet; soğukkanlılık, metanet, cesaret; küstahlık, cüret; gen., çoğ. duyarlık, duysal dayanıklılık kaynağı; gen. çoğ. asabi buhran asap bozukluğu; biyol. kanat veya yaprak damarı. nerve agent ask. sinirleri altüst eden gaz. nerve center anat. işitme ve görme gibi belirli görevi olan sinir hücrelerinin toplandığı yer, sinir merkezi; yönetim ve haberleşme merkezi; komuta merkezi. nerve fiber sinir lifi. nerve gas sinir gazı. nerve impulse sinir akımı. nerve track özellikle beyinde ve belkemiğinde sinirlerin geçtiği yer. a fit of nerves sinir buhranı get on one's nerves birinin sinirine dokunmak, asabını bozmak. strain every nerve son derece gayret göstermek.
- f. kuvvet ve cesaret vermek. nerve oneself metanetini takınmak, cesur olmak.
Anlam: Sinir (vücut siniri) / Gerginlik, cesaret, küstahlık (mecaz anlam)
Tür Bilgisi:
- İsim (Noun): Vücuttaki sinir; ayrıca cesaret, soğukkanlılık anlamında kullanılır.
- Fiil (Verb): Sinir etmek, gerginleştirmek (nadir kullanılır).
Cümle Kullanım Örnekleri:
1. The dentist touched a nerve and the patient jumped in pain.
(Diş hekimi bir sinire dokundu ve hasta acıdan sıçradı.)
2. She had the nerve to ask for a raise after missing so many days.
(O kadar çok gün devamsızlık yaptıktan sonra zam istemeye cesareti vardı.)
3. His constant tapping on the desk is starting to nerve me.
(Masaya sürekli vurması beni sinir etmeye başlıyor.)
4. It took a lot of nerve to speak in front of such a large audience.
(Böyle büyük bir kitlenin önünde konuşmak çok cesaret istedi.)
5. The injury damaged a nerve in her leg, affecting her ability to walk.
(Yaralanma bacağındaki bir sinire zarar verdi ve yürüme yeteneğini etkiledi.)
|