narrow Türkçesi Nedir? narrow Türkçede Ne Demek?
narrow Türkçede aşağıdaki anlamlara sahiptir;
- s., i., f. dar, ensiz; sınırlı; dar düşünceli, dar fikirli; darlık içinde; cüzi, az; sıkı, dikkatli; İng., leh. hasis, tamahkar, cimri; i. dar geçit, çoğ. dar boğaz; f. daraltmak, eninden almak; sınırlamak; kısmak; daralmak, çekmek, ensizleşmek. narrow circumstances fakirlik, parasızlık, darlık. nar row escape darı darına kurtulma, ucuz kurtulma. narrow gage (gauge) ray aralığı 141 cm. olan demiryolu; dekovil. by a narrow majority az bir çoğunlukla. the Narrows Çanakkale boğazının en dar kısmı. narrowly z. dar, güçbelâ, darı darına.
Anlam:
Dar, sıkışık, sınırlı; ayrıca mecazi olarak "sınırlı düşünce", "zorluk" veya "detaylı inceleme" anlamlarında kullanılır.
Tür Bilgisi:
- Sıfat (adjective): En yaygın kullanımı.
- Fiil (verb): "Daraltmak, daralmak" anlamında.
- İsim (noun): Nadiren, "dar geçit" anlamında kullanılır.
---
Cümle Kullanım Örnekleri:
Sıfat - Fiziksel anlamda dar:
The hallway is so narrow that two people can't walk side by side.
(Koridor o kadar dar ki iki kişi yan yana yürüyemiyor.)
Sıfat - Mecazi anlamda sınırlı:
He has a very narrow view of politics and refuses to consider other opinions.
(Siyasete çok dar bir bakış açısı var ve başka görüşleri dikkate almak istemiyor.)
Sıfat - Yakın, az farkla:
She won the race by a narrow margin.
(Yarışı çok az bir farkla kazandı.)
Fiil - Daraltmak:
The river narrows as it flows through the canyon.
(Nehir kanyondan geçerken daralıyor.)
Fiil - Sınırlandırmak:
Don't narrow your options before exploring all possibilities.
(Tüm olasılıkları incelemeden seçeneklerini daraltma.)
İsim - Dar geçit:
They escaped through a narrow in the mountains.
(Dağlardaki dar bir geçitten kaçtılar.)
|