hakaret İngilizcesi Nedir? hakaret İngilizcede Ne Demek?
hakaret kelimesinin ingilizce karşılığı ve anlamı nedir? İngilizcede hakaret ne anlama gelir ve cümle içinde kullanım örnekleri aşağıdaki şekildedir;
- aspersion. insult. affront. animo defamandi. bricbat. compensatory damages. contumely. criminal libel. defamation. defamation of character. indignity. injurious language. verbal injury. outrage. sneer.
- insult. invective. offence. slight. affront. indignity. offense. aspersion. defamation of character.
- insult. revilement. defamation. affront. contempt. contumely. cuss word. epithet. hotfoot. indignity. invective. opprobrium. outrage. slap. slap in the face. slight. slur. snub.
Anlam: insult, abuse, slander, offense, defamation
Tür Bilgisi: İsim (noun) / Fiil (verb - to insult)
Kullanım Örnekleri:
İsim olarak:
1. English: His harsh words were considered a serious insult by the entire team.
Türkçe: Onun sert sözleri tüm ekip tarafından ciddi bir hakaret olarak görüldü.
2. English: She filed a lawsuit against him for public insult and defamation.
Türkçe: Kamuoyu önünde hakaret ve iftira gerekçesiyle ona dava açtı.
3. English: The politician's speech was full of insults directed at his opponents.
Türkçe: Politikacının konuşması, rakiplerine yönelik hakaretlerle doluydu.
Fiil olarak (to insult):
4. English: You should never insult someone based on their appearance.
Türkçe: Asla birine görünüşüne dayanarak hakaret etmemelisin.
5. English: He insulted his colleague during the meeting, which caused tension in the office.
Türkçe: Toplantı sırasında meslektaşına hakaret etti ve bu ofiste gerginliğe yol açtı.
6. English: Insulting others will only damage your own reputation.
Türkçe: Başkalarına hakaret etmek yalnızca kendi itibarınıza zarar verir.
Diğer Karşılıkları:
offense, affront, slur, vilification, aspersion