Türkçe Kelimenin İngilizce Karşılığı Nedir, İngilizce Türkçe Sözlük, Online Sözlük, İngilizce Kelime Anlamları, Bedava İngilizce Sözlük, Ücretsiz ingilizce Sözlük, ingilizce Sözlüğü
İngilizce Türkçe Sözlükte Ara:
* Aramak istediğiniz kelimeyi yazıp dil seçimini seçtikten sonra kelimenin anlamını öğrenebilirsiniz.


Kelime Anlamı 

grass Türkçesi Nedir? grass Türkçede Ne Demek?

grass Türkçede aşağıdaki anlamlara sahiptir;

  • (i.), (f.) ot, çimen, çim, yeşillik; çayır, otlak; ot gibi herhangi bir bitki, argo haşiş; (f.) otlatmak, otlağa çıkarmak; otlamak; otla, kaplamak; (kumaşı ağartmak maksadıyle) otlar üzerine sermek; spor yere düşürmek. Bermuda grass domuz ayrığı, (bot.) Cynodon dactylon. black grass sıçankuyruğu, (bot.) Alopecurus agrestis corn panic grass, deccan grass tavşan otu, (bot.) Panicum colonum. couch grass ayrıkotuna benzer bir ot, (bot.) Poa palustris. meadow grass, rye grass karaçayır, (bot.) Lolium temulentum. scurvy grass kaşıkotu, (bot.) Cochlearia officinalis. grass snake üstü halkalı adi zehirsiz yılan. grass widow boşanmış veya kocasından ayrı yaşayan kadın; kocası yanında olmayan kadın. He doesn't let any grass grow under his feet. Ayağının altında ot bitmez. Boşuna vakit kaybetmez. Fırsatları kaçırmaz. grassiness (i.) otluk, yeşillik. grassy (s.) otlu, çimenli, yeşillikli .

Anlam: Çim / ot / yeşil bitki örtüsü
Tür Bilgisi: İsim (n.) - ayrıca fiil (v.) olarak da kullanılır

Cümle Kullanım Örnekleri:

1. The grass in the park is freshly cut and smells wonderful.
(Parktaki çim yeni biçilmiş ve harika kokuyor.)

2. Cows prefer to graze on tender grass rather than dry hay.
(İnekler kuru saman yerine yumuşak çimi otlamayı tercih eder.)

3. Please keep off the grass while the lawn is being watered.
(Çim sulanırken lütfen üzerine basmayın.)

4. They decided to grass over the old tennis court and turn it into a garden.
(Eski tenis kortunu çimle kaplayıp bahçeye çevirmeye karar verdiler.)

5. The detective managed to grass on the gang and provided crucial evidence.
(Dedektif çeteyi ihbar etmeyi başardı ve önemli kanıtlar sundu.)

Rastgele İngilizce Kelimeler