Türkçe Kelimenin İngilizce Karşılığı Nedir, İngilizce Türkçe Sözlük, Online Sözlük, İngilizce Kelime Anlamları, Bedava İngilizce Sözlük, Ücretsiz ingilizce Sözlük, ingilizce Sözlüğü
İngilizce Türkçe Sözlükte Ara:
* Aramak istediğiniz kelimeyi yazıp dil seçimini seçtikten sonra kelimenin anlamını öğrenebilirsiniz.


Kelime Anlamı 

gag Türkçesi Nedir? gag Türkçede Ne Demek?

gag Türkçede aşağıdaki anlamlara sahiptir;

  • i, argo şaka, latife; sahnede oyuncu tarafmdan uydurulup ilâve edilen şaka gag man i şaka ve espriler yazan kimse
  • i, f (ged, ging) susturmak için ağlza sokulan tlkaç; t/b ağzı açık tutmak için agıza sokulan alet; f söyletmemek; ağzım tlkamak; (haberin) yayılmasına engel olmak, susturmak; t/b alet ile ağzım açık tutmak; ögürmek gag rule mecliste konuşmay smırlandlran kural

Anlam:
- İsim:
1. Ağız tıkaç, tıkama aracı (genellikle birinin konuşmasını engellemek için kullanılır)
2. Şaka, espri, komiklik (özellikle tiyatro veya gösteri amacıyla yapılan)

- Fiil:
1. Ağzını tıkamak, konuşmasını engellemek
2. Şaka yapmak, espri yapmak
3. (Gırtlak) öğürmek, kusacak gibi olmak

---

Cümle Kullanım Örnekleri:

İsim (tıkama aracı):
- The kidnapper placed a gag over the hostage's mouth.
- In the movie, the actor used a cloth gag to silence the villain.
- Security forces found a gag and ropes in the suspect's bag.

İsim (şaka, espri):
- His opening gag got a big laugh from the audience.
- The comedian's best gag involved a fake phone call.
- They added a visual gag with a rubber chicken for extra humor.

Fiil (ağzını tıkamak):
- The robbers gagged the bank teller to stop her from screaming.
- She was gagged and tied to a chair during the robbery.
- They threatened to gag him if he didn't stay quiet.

Fiil (şaka yapmak):
- The host gagged about the politician's latest scandal.
- He loves to gag during rehearsals to keep everyone relaxed.
- The scriptwriters gagged about the director's obsession with hats.

Fiil (öğürmek):
- The smell of rotten eggs made him gag.
- She gagged when she saw the spoiled meat.
- He tried not to gag while cleaning the dirty fridge.

Rastgele İngilizce Kelimeler