Türkçe Kelimenin İngilizce Karşılığı Nedir, İngilizce Türkçe Sözlük, Online Sözlük, İngilizce Kelime Anlamları, Bedava İngilizce Sözlük, Ücretsiz ingilizce Sözlük, ingilizce Sözlüğü
İngilizce Türkçe Sözlükte Ara:
* Aramak istediğiniz kelimeyi yazıp dil seçimini seçtikten sonra kelimenin anlamını öğrenebilirsiniz.


Kelime Anlamı 

fresh Türkçesi Nedir? fresh Türkçede Ne Demek?

fresh Türkçede aşağıdaki anlamlara sahiptir;

  • (s)., (z)., (i). taze, yeni; tatlı (su); temiz, serin (hava); canlı; dinlenmiş, taravetli; acemi; (A.B.D)., (k).dili küstah, cüretkâr; yeniden süt vermeye başlayan (inek); (z). taze taze; (i). serinlik. fresh air camp açık hava kampı. fresh breeze serin ve orta hızda rüzgâr. fresh complexion tazelik, körpelik, taravet. freshwater (s). tatlı suya ait, tatlı suda yaşayan; acemi; (A.B.D). tanınmayan. begin a fresh chapter yeniden başlamak, yeni bir sayfa açmak. break fresh ground önemli bir hamlede bulunmak. fresh out of (k).dili yeni tükenmiş. freshly (z). taze olarak, dipdiri. freshness (i). tazelik, dirilik, taravet; acemilik.

Anlam:
Taze; yeni, bozulmamış, doğal ve temiz durumda olan; bazen de "dinlenmiş, uyanık, enerjik" anlamında kullanılır.

Tür Bilgisi:
- Sıfat (adjective)
- Zarf (adverb) - "fresh" ifadesi zarf olarak "yeni/yeni olarak" anlamında kullanılır (örn. fresh out of...).
- İsim (noun) - çok nadir; "fresh" ifadesi "yeni başlayan, acemi" anlamında kullanılır (argo).

Cümle Kullanım Örnekleri:

1. Sıfat - Yiyecek için:
*The supermarket sells fresh vegetables every morning.*
(Süpermarket her sabah taze sebze satıyor.)

2. Sıfat - Temiz hava için:
*After the rain, the air smelled fresh and clean.*
(Yağmurdan sonra hava taze ve temiz kokuyordu.)

3. Sıfat - Yeni/ilk defa için:
*She is a fresh graduate looking for her first job.*
(İlk işini arayan yeni mezun bir kadın.)

4. Zarf - "yeni/yeni olarak" anlamında:
*He arrived fresh from London and still had his luggage.*
(Londra'dan yeni gelmişti ve hâlâ valiziyle birlikteydi.)

5. İsim - Argo, "acemi" anlamında:
*The coach yelled at the fresh who kept missing passes.*
(Antrenör pasları kaçıran acemiye bağırdı.)

Rastgele İngilizce Kelimeler