Türkçe Kelimenin İngilizce Karşılığı Nedir, İngilizce Türkçe Sözlük, Online Sözlük, İngilizce Kelime Anlamları, Bedava İngilizce Sözlük, Ücretsiz ingilizce Sözlük, ingilizce Sözlüğü
İngilizce Türkçe Sözlükte Ara:
* Aramak istediğiniz kelimeyi yazıp dil seçimini seçtikten sonra kelimenin anlamını öğrenebilirsiniz.


Kelime Anlamı 

free Türkçesi Nedir? free Türkçede Ne Demek?

free Türkçede aşağıdaki anlamlara sahiptir;

  • (s)., (z), özgür, hür, azat; serbest, kurtulmuş, baymsız; açık; bedava, parasız; (bot). ayrı; (kim). serbest terkipsiz; eli açık, cömert; teklifsiz, arsız; from ile azade, muaf, beri; of ile ari, kurtulmuş, serbest; (z). bedava, parasız. free alongside geminin bordasında teslim. free board parasız yemek. Free Church devletle ilişkisi olmayan kilise. free enterprise (ikt). serbest teşebbüs. free flight roketin enerjisiz uçuşu. freefrom pain ağrıdan kurtulmuş. free gift karşılıksız hediye. free kick spor serbest vuruş, frikik. free lance serbest yazar veya fotoğrafçı. free list (ikt). gümrüksüz giren eşya listesi; bir yere parasız girenlerin listesi, parasız dergi alanların listesi. free liver her şeyden bol bol yiyip içen kimse. free love bir erkekle bir kadının nikâhsız olarak birlikte yaşaması. free on board (tic). gemide teslim, fob. free port (tic). serbest liman. free thought (özellikle on sekizinci yüzyılda) serbest düşünce. free trade (tic). serbest ticaret, yüksek gümrük resminden muaf milletlerarası ticaret. free verse siir serbest nazım. free wheel (oto). rnotorun hızı arabanın hızından az olduğu zaman tekerleklerin serbest dönmesini sağlayan tertibat; bisiklette pedallar kullanılmayınca arka tekerleği serbest bırakan kenet. free with his money eli açık, cömert. make free with lâubali olmak, yüzgöz olmak. set free serbest bırakmak, azat etmek. freely (z). serbestçe.
  • (f). azat etmek, serbest bırakmak, çözmek; hapisten kurtarmak, tahliye etmek.

Anlam: ücretsiz, özgür, serbest, boş, bağımsız, müsamahalı

Tür Bilgisi:
- Sıfat (adjective): ücretsiz, özgür, serbest
- Fiil (verb): serbest bırakmak, kurtarmak, tahliye etmek
- Zarf (adverb): ücretsiz olarak, özgürce, serbestçe
- İsim (noun): özgürlük, serbestlik

Cümle Kullanım Örnekleri:

Sıfat kullanımı:
- The museum offers free admission on Sundays. (Müze pazar günleri ücretsiz giriş sunuyor.)
- She felt free after finishing her exams. (Sınavlarını bitirdikten sonra kendini özgür hissetti.)
- This parking space is free for customers only. (Bu park yeri sadece müşteriler için serbest.)

Fiil kullanımı:
- The judge decided to free the innocent prisoner. (Hâkim masum mahkûmu serbest bırakmaya karar verdi.)
- They managed to free the trapped bird from the net. (Ağda sıkışan kuşu kurtarmayı başardılar.)
- Volunteers worked to free the road from snow. (Gönüllüler yolu kardan temizlemek için çalıştılar.)

Zarf kullanımı:
- Students can enter the library free of charge. (Öğrenciler kütüphaneye ücretsiz olarak girebilir.)
- She walked free through the open field. (Açık alanda özgürce yürüdü.)
- The software is available free for educational use. (Yazılım eğitim amaçlı kullanım için ücretsiz olarak mevcut.)

İsim kullanımı:
- The prisoners fought for their free. (Mahkûmlar özgürlükleri için mücadele etti.)
- Everyone deserves the right to free. (Herkes özgürlük hakkına sahiptir.)

Rastgele İngilizce Kelimeler