Türkçe Kelimenin İngilizce Karşılığı Nedir, İngilizce Türkçe Sözlük, Online Sözlük, İngilizce Kelime Anlamları, Bedava İngilizce Sözlük, Ücretsiz ingilizce Sözlük, ingilizce Sözlüğü
İngilizce Türkçe Sözlükte Ara:
* Aramak istediğiniz kelimeyi yazıp dil seçimini seçtikten sonra kelimenin anlamını öğrenebilirsiniz.


Kelime Anlamı 

for Türkçesi Nedir? for Türkçede Ne Demek?

for Türkçede aşağıdaki anlamlara sahiptir;

  • edat bağlaç için, -e; uğruna; şerefine; -den dolayı sebebi ile, cihetten; -e mukabil, karşı; uygun; yerine; hususunda, dair; göre; baglaç çünkü, zira. for all I know bildiğime göre. for all that herşeye rağmen. forall the world ne pahasına olursa olsun, dünyada; tıpkı, aynen. for cash peşin para ile. for good bütün bütün, temelli olarak. for life hayat boyunca. for many miles around bütün civarda. for months aylardan beri; aylarca. for my part kendi hesabıma, bana kalırsa. for my sake hatırım için. for once bir kerecik, bir defacık. for reform yenilik taraftarı, devrimci. for sale satılık. for the life of me başım hakkı için, vallahi. for the second time ikinci defa olarak. as for me bana gelince. be tried for his life idam talebiyle yargılanmak. care for bakmak, meşgul olmak; sevmek; arzu etmek. For shame ! Ne ayıp! fit for nothing hiç bir işe yaramaz, beş para etmez. go for almaya gitmek; (k).dili kabul etmek, istemek. go for a walk yürüyüşe çıkmak. Go for it! Saldır ! Davran! hard up for money para sıkıntısında. He was hanged for a pirate. Korsan diye asıldı. I for one do not believe it. Kendi hesabıma ben inanmıyorum. If it weren't for you... Siz olmasaydınız... Is he the man for the job? O bu işin adamı mı? It is for you to make the move. Bu işe siz önayak olmalısınız. işe girişmek size düşer. It's time for school. Okul zamanı geldi. Iast for many hours saatlerce sürmek. He has left for India. Hindistan'a hareket etti. Iong for hasretini çekmek, özlemek, çok istemek, canı çekmek. mistaken for him ona benzetilmiş. not long for this world ölumü yakın, (colloq). suyu kaynamış. notorious for -e adı çıkmış, ile meşhur. Now we are in for it. Çattık belâya ! Oh, for wings ! Keşke kanatlarım olsaydı! pay for ödemek. ready for dinner yemeğe hazır. shift for oneself kendini geçindinmek. So much for that. Bu hususta şimdilik bu kadar yeter. take him for a robber onu hırsız sanmak. Things look bad for you. işleriniz kötü görünüyor. a belt for ten liras on liralık kemer. time for work işe uygun zaman. use a book for a desk sıra yerine kitap kullanmak. too beautiful for words sözle tarif edilemeyecek kadar güzel. tooth for tooth dişe diş. tremble for üzerine titremek. walk for two miles iki mil yürümek. What for? Niçin? Neden? word for word harfiyen, kelimesi kelimesine.
  • (kıs). foreign, forestry.

Rastgele İngilizce Kelimeler