döküntü İngilizcesi Nedir? döküntü İngilizcede Ne Demek?
döküntü kelimesinin ingilizce karşılığı ve anlamı nedir? İngilizcede döküntü ne anlama gelir ve cümle içinde kullanım örnekleri aşağıdaki şekildedir;
- debris. litter. spillage. waste. discarded remnants. skin eruption. refuse. dust. rubbish. brushings. offscouring. crumblings. outfall. offal. tailing. reef. material. waste product. junk. leaving. scraping. dross. rummage. garbage. rummage goods. rift-ra.
- castoff. dilapidated. eruption. oddment. refuse. scrap. sleazy. remains. remnants. remainder. rubbish. skin eruption.
- dilapidated. refuse. spoils. waste. debris. sweeps. detritus. fall-out. skin eruption. dreg. excuse. fallout. heap. junk. litter. refuse. residuum. rubbish. rubble. scrap. tot.
Anlam:
Çeşitli nesnelerin rastgele ve düzensiz biçimde dağılmış hâli; atık, kalıntı, çöp veya bozuk parçalar topluluğu.
Tür Bilgisi:
İsim (noun)
İngilizce Karşılıkları:
junk, debris, clutter, scrap, rubbish, waste, mess
Kullanım Örnekleri:
1. The garage was filled with old tools and car parts, making it look like a complete junk yard.
Garaj eski aletler ve araba parçalarıyla doluydu; burası tam bir döküntü yığını gibi görünüyordu.
2. After the storm, the streets were covered in debris from fallen trees and broken signs.
Fırtınadan sonra sokaklar devrilen ağaçlar ve kırılmış tabelaların döküntüsüyle kaplıydı.
3. She spent the weekend clearing out the clutter that had accumulated in her attic over the years.
Hafta sonunu, yıllar içinde tavan arasında birikmiş döküntüleri temizleyerek geçirdi.