direct Türkçesi Nedir? direct Türkçede Ne Demek?
direct Türkçede aşağıdaki anlamlara sahiptir;
- (s)., (z). doğru, müstakim, dosdoğru: dürüst, tok sözlü; açık, sarih; doğrudan doğruya, vasıtasız, araçsız; babadan oğula intikal eden; (astr). güneş etrafında dünya yönünde dönen; (gram). doğrudan doğruya olan, dolaysız, vasıtasız; (z). dosdoğru, doğrudan doğruya; hemen, derhal; açıkça. direct action doğrudan doğruya yöneltilmiş hareket. direct current doğru akım. direct discourse (gram). doğrudan doğruya aktarılan konuşma. direct evidence izaha veya tahkike muhtaç olmayan delil. direct hit tam isabet. direct mail advertising posta ile ilan dağıtma. direct object (gram). nesne, düz tümleç. direct tax vasıtasız vergi. the direct opposite tam aksi. directly (z). doğrudan doğruya; hemen, derhal.
- (f). idare etmek, tanzim etmek, emretmek; göstermek, aydınlatmak, irşat etmek, tevcih etmek, yöneltmek, çevirmek, doğrultmak; yolu tarif etmek, salık vermek, tavsiye etmek. directive (s). idare edici, yol gösterici. directive (i). emir, direktif, kararname.
Anlam:
- Doğrudan, direkt, vasıtasız, aracısız.
- (Davranış) Açık sözlü, samimi, dürüst.
Tür Bilgisi:
- Sıfat (adjective)
- Zarf (adverb)
- Fiil (verb)
Cümle Kullanım Örnekleri:
Sıfat - Doğrudan / Vasıtasız
- The company offers direct flights from Istanbul to New York.
- There is no direct evidence linking him to the crime.
Sıfat - Açık sözlü / Samimi
- She has a very direct way of speaking that some people find rude.
- I appreciate your direct answer; it saves us a lot of time.
Zarf - Doğrudan / Vasıtasız
- You can direct the package to my office address.
- The road direct leads to the beach.
Fiil - Yönetmek / Yönlendirmek
- He was hired to direct the new marketing campaign.
- The officer directed traffic after the accident.
|