close Türkçesi Nedir? close Türkçede Ne Demek?
close Türkçede aşağıdaki anlamlara sahiptir;
- (f). kapamak, kapatmak; tıkamak doldurmak (delik); son vermek; etrafını çevirmek, ihata etmek; kapanmak; sona ermek; yaklaşmak; anlaşmaya varmak; birleşmek. close down kapamak; kapanmak. close in on etrafını çevirmek. close out (ABD). hepsini satmak, indirimli satmak. elose up kapatmak, kapanmak; birbirine yaklaşmak. closed (s). kapalı. closed circuit kapalı devre. closed season avlanmanın yasak olduu mevsim closed shop yalnız sendika üyelerini çalıştıran fabrika.
- (i). sonuç, nihayet; bağlantı: göğüs göğüse kavga.
- (i).avlu, kilise avlusu, etrafı çevrili arazi; (ing). ve iskoç geçit, giriş yolu.
- (s). yakın birbirine yakın; kısımları birbirine yakın, sıkı; kapalı, kapatılmışı; dar, sıkışık; havasız; fikirlerini açıklamaktan kaçınan, sıkı ağızlı; gizli tutulan, saklı, mahrem; cimri, hasis; (dilb). ağzı kısarak söylenen (harf); hemen hemen eşit olan. close call, close shave (ABD)., (k.dili). paçayı zor kurtarma. close contest, close game beraberliğe yakın oyun veya yarış. close haircut kısa saç tıraşı. close quarters sıkışık yer. close reasoning mantıklı açıklama. close resemblance yakın benzerlik. close to home yurek yakıcı tesiri olan. close to the wind (den). orsasına, rüzgâr yönüne doğru.
Anlam: kapatmak, kapamak, yakın olmak, sonlandırmak, sıkıca birleşmek
Tür Bilgisi:
- Fiil (kapatmak, sonlandırmak, yaklaşmak)
- Sıfat (yakın, samimi, kapalı)
- Zarf (yakından, yakından)
Cümle Kullanım Örnekleri:
Fiil:
- Please close the door quietly when you leave. (Lütfen çıkarken kapıyı sessizce kapat.)
- The shop will close at 9 PM tonight. (Dükkan bu akşam saat 21:00'de kapanacak.)
- They decided to close the meeting early due to the emergency. (Acil durum nedeniyle toplantıyı erken sonlandırmaya karar verdiler.)
Sıfat:
- We live in a close neighborhood with many friendly people. (Dost canlısı birçok insanın olduğu yakın bir mahallede yaşıyoruz.)
- She is a close friend of mine from university. (O, üniversiteden yakın bir arkadaşımdır.)
- The door was close to being locked when I arrived. (Kapı geldiğimde neredeyse kilitlenmek üzereydi.)
Zarf:
- Stand close to the microphone so your voice can be heard clearly. (Sesin net duyulması için mikrofona yakın dur.)
- The two houses are built very close to each other. (İki ev birbirine çok yakın inşa edilmiş.)
|