burn Türkçesi Nedir? burn Türkçede Ne Demek?
burn Türkçede aşağıdaki anlamlara sahiptir;
- i. yanık, yanık yeri; pişirme (tuğla veye kiremit); iskoç çay, ırmak, dere.
- f. yanmak, yanıyor gibi olmak, alev alev olmak; ışık saçmak; parıldamak; tutuşmak; yakmak, tutuşturmak; kavurmak; pişirmek : A.B.D., (argo) aldatmak; A.B.D., (argo) elektrikle idam etmek. burn the candle at both ends kuvvetini fazla israf etmek. burn the midnight oil geceyi gündüze katmak, geç vakte kadar çalışmak. burn one's bridges behind oneself geri dönmemek üzere bir işe atılmak burn one's fingers (bir şeyden) ağzı yanmak. burn up yakıp bitirmek; yanıp bitmek. His ears are burning Kendisi yokken methediliyor.
Anlam: Yakmak, yanmak, yanık, yanma, tutku, heves, öfke
Tür Bilgisi:
- Fiil (Verb): Yakmak, yanmak
- İsim (Noun): Yanık, yanma, tutku, öfke
- Sıfat (Adjective): Yanık (renk için)
Cümle Kullanım Örnekleri:
Fiil olarak:
1. She accidentally burned the toast while making breakfast. (Kahvaltı yaparken yanlışlıkla ekmeği yaktı.)
2. The fire continued to burn throughout the night. (Ateş gece boyunca yanmaya devam etti.)
3. The hot coffee burned his tongue. (Sıcak kahve dilini yaktı.)
İsim olarak:
1. He has a small burn on his finger from the stove. (Ocaktan parmağında küçük bir yanık var.)
2. The burn on his arm required medical attention. (Kolundaki yanık tıbbi müdahale gerektiriyordu.)
3. Her passion for music is a burning desire she cannot ignore. (Müziğe olan tutkusu, görmezden gelemeyeceği yakıcı bir arzu.)
Sıfat olarak (renk anlamında):
1. She has beautiful burn hair that shines in the sunlight. (Güneş ışığında parlayan güzel yanık rengi saçları var.)
|