bulanık İngilizcesi Nedir? bulanık İngilizcede Ne Demek?
bulanık kelimesinin ingilizce karşılığı ve anlamı nedir? İngilizcede bulanık ne anlama gelir ve cümle içinde kullanım örnekleri aşağıdaki şekildedir;
- cloudy. dim. out of focus. muddy. turbid. not clear. hazy. thick. nebulous. opaque. blurred. obscure. impure. clear as mud. dirty. as clear as ditch water. dreamy. foggy. muzzy. unclear. vague. woolly.
- cloudy. dim. fuzzy. hazy. milky. turbid. muddy. blurred. overcast.
- muddy. blurry. blurred. dim. cloudy. clouded. foggy. out-of-focus. dark. filmy. hazy. indistinct. mackled. misty. murky. troubled. turbid. cloudyly.
Anlam:
1. (görüntü için) net olmayan, flu; (düşünce için) belirsiz, karışık.
2. (hava için) sisli, puslu.
Tür Bilgisi:
Sıfat (adjective) - "bulanık" kelimesi sıfat olarak kullanılır.
İngilizce Karşılıkları:
blurry, fuzzy, hazy, unclear, murky, cloudy
Kullanım Örnekleri:
1. The photograph came out blurry because my hand shook.
Fotoğraf elim titrediği için bulanık çıktı.
2. His explanation was so fuzzy that nobody understood the main point.
Açıklaması o kadar bulanık ki kimse ana fikri anlamadı.
3. We couldn't see the mountains because of the hazy weather.
Hava puslu olduğu için dağları göremedik.
4. After the storm the river looked murky and brown.
Fırtınadan sonra nehir bulanık ve kahverengi görünüyordu.
5. The instructions on the package were unclear, so I had to guess what to do.
Paketteki talimatlar belirsizdi, bu yüzden ne yapacağımı tahmin etmek zorunda kaldım.