bruise Türkçesi Nedir? bruise Türkçede Ne Demek?
bruise Türkçede aşağıdaki anlamlara sahiptir;
- f., i. çürütmek, berelemek, ezmek; incitmek, kırmak; dövmek (havanv.b.'de); çürük peyda etmek,bir yerini çürütmek, berelemek; incinmek; i. çürük, bere ezik. bruiser i. boksör; k.dili kaba ve güclü adam.
Anlam:
Çürük, bere, morarma; vücutta darbe sonucu oluşan morarmış bölge.
Tür Bilgisi:
- İsim (Noun): Çürük, bere.
- Fiil (Verb): Çürütmek, darbe ile morartmak; (mecazi) incitmek, gücendirmek.
Cümle Kullanım Örnekleri:
İsim olarak:
- There was a large bruise on his arm after the accident.
(Kazadan sonra kolunda büyük bir çürük oluştu.)
- The bruise on her knee turned yellow as it healed.
(Dizindeki çürük iyileşirken sarıya döndü.)
- He showed me the bruise he got from playing football.
(Futbol oynarken aldığı çürüğü bana gösterdi.)
Fiil olarak:
- Don't press too hard or you'll bruise the fruit.
(Çok sıkarsan meyveyi çürütürsün.)
- The harsh criticism bruised his confidence.
(Sert eleştiri onun özgüvenini incitti.)
- She bruised her shoulder when she fell off the bike.
(Bisikletten düştüğünde omzunu çürüttü.)