ayıp İngilizcesi Nedir? ayıp İngilizcede Ne Demek?
ayıp kelimesinin ingilizce karşılığı ve anlamı nedir? İngilizcede ayıp ne anlama gelir ve cümle içinde kullanım örnekleri aşağıdaki şekildedir;
- fault. shame. shameful. disgrace. disgraceful. defect. blot. contempt. crime. imperfection. infamous. inglorious. odium. reproach. scandal. smirch. taint. that's not quite the ticket.
- blameworthy. discreditable. ignoble. infamous. regrettable. rude. shame. shameful. sinful. smirch. spot. stigma. taint.
- shameful. disgraceful. unmannerly. indecorous. inglorious. nasty. opprobrious. reproachful. shame. disgrace. failing. attaint. blot. blotch. brand. contempt. dishonor. dishonour. indecorum. odium. reproach. slur. spot. obscenities.
Anlam: Ayıp - Shame, disgrace, dishonor, something improper or socially unacceptable
Tür Bilgisi: İsim, sıfat
İngilizce Karşılıkları: Shame, disgrace, dishonor, impropriety, indecency, scandal
Kullanım Örnekleri:
1. İsim olarak kullanım:
- English: "Cheating on the exam brought great shame to his family."
- Türkçe: "Sınavda kopya çekmek ailesine büyük bir ayıp getirdi."
2. Sıfat olarak kullanım:
- English: "It is considered shameful to lie to your parents."
- Türkçe: "Ebeveynlerinize yalan söylemek ayıp kabul edilir."
3. İsim olarak kullanım:
- English: "The scandal caused public disgrace for the politician."
- Türkçe: "Skandal politikacıya kamuoyu önünde ayıp getirdi."
4. Sıfat olarak kullanım:
- English: "His behavior at the dinner table was completely improper."
- Türkçe: "Yemek masasındaki davranışı tamamen ayıptı."
5. İsim olarak kullanım:
- English: "In some cultures, showing your feet is seen as a sign of dishonor."
- Türkçe: "Bazı kültürlerde ayaklarınızı göstermek ayıp işareti olarak görülür."