Türkçe Kelimenin İngilizce Karşılığı Nedir, İngilizce Türkçe Sözlük, Online Sözlük, İngilizce Kelime Anlamları, Bedava İngilizce Sözlük, Ücretsiz ingilizce Sözlük, ingilizce Sözlüğü
İngilizce Türkçe Sözlükte Ara:
* Aramak istediğiniz kelimeyi yazıp dil seçimini seçtikten sonra kelimenin anlamını öğrenebilirsiniz.


Kelime Anlamı 

ağır İngilizcesi Nedir? ağır İngilizcede Ne Demek?

ağır kelimesinin ingilizce karşılığı ve anlamı nedir? İngilizcede ağır ne anlama gelir ve cümle içinde kullanım örnekleri aşağıdaki şekildedir;

  • heavy. weighty. ponderous. not quick. slow. serious. grave. severe. reserved. hard. dull. earnest. too rich. difficult to digest. cumbersome. deep. dense. dilatory. easy. flat footed. high. hulking. inert. languid. lazy. massive. oppressive.
  • heavy. heavyweight. hard. weighty. serious. severe. dignified. slow. dull. not fast. slow moving. lazy. strong. indigestible. unwholesome. oppressive. repressive. sharp. foul. serious minded. arduous. back-breaking. bovine. burdensome. deliberate. desperate. drudge. drudgery. grave. grievous. hulking. nasty. onerous. ponderous. rich. slack. sluggish. stodgy. strenuous. tardy. torpid. unwieldy.
  • heavy. heavyweight. hard. weighty. serious. severe. dignified. slow. dull. not fast. slow moving. lazy. strong. indigestible. unwholesome. oppressive. repressive. sharp. foul. serious minded. arduous. back-breaking. bovine. burdensome.

Anlam:
1. Ağırlığı fazla olan; hafif karşıtı.
2. Zor, zahmetli, yorucu.
3. Ağırbaşlı, ciddi, düşünceli (kişi).
4. Yoğun, şiddetli (hastalık, yağmur vb.).

Tür Bilgisi:
- Sıfat (en yaygın kullanım)
- Zarf (bazı bağlamlarda, özellikle müzik veya hareket anlamında)

İngilizce Karşılıkları:
heavy, weighty, serious, severe, slow, grave, burdensome, ponderous

---

Kullanım Örnekleri:

1. Anlam: Ağırlığı fazla olan
İngilizce: The suitcase was too heavy for her to carry alone.
Türkçe: Bavul tek başına taşıyamayacağı kadar ağırdı.

2. Anlam: Zor, zahmetli
İngilizce: Learning a new language can be a heavy task at the beginning.
Türkçe: Yeni bir dil öğrenmek başlangıçta ağır bir görev olabilir.

3. Anlam: Ağırbaşlı, ciddi (kişi)
İngilizce: He has always been a heavy thinker, rarely speaking without consideration.
Türkçe: O her zaman ağır düşünen biri olmuştur; nadiren düşünmeden konuşur.

4. Anlam: Yoğun, şiddetli (hastalık)
İngilizce: She caught a heavy cold and had to stay in bed for three days.
Türkçe: Ağır bir soğuk algınlığına yakalandı ve üç gün yatmak zorunda kaldı.

5. Anlam: Yavaş tempo (müzik/zarf kullanımı)
İngilizce: The band played the final song at a heavy pace, almost mournful.
Türkçe: Grup son şarkıyı neredeyse yaslı bir tempoda ağır çaldı.

Rastgele Türkçe Kelimeler